Galerivo Seçkisi · Ahşap Tesbihler

El yapımı ahşap tesbih

İri disk taneler, yanında fener

Galerivo Index18Seçki parçası sıralamaya, liglere ve koleksiyon puanına girmez.
Koleksiyon önemi
16
Nadirlik
0
İşçilik
fotoğraf sayfasından 2
Belge
0

⁨Ağaç⁩ · koleksiyon basamağı ⁨0⁩/10 · sahibinin bilgisi

Henüz doğrulanmamış bilgilerden sınırlı katkı: +⁨2⁩.

Her parçanın hikâyesi kendine özel. Index, modelin koleksiyon önemini 100 üzerinden karşılaştırır; kişisel değerini veya fiyatını ölçmez.

100 puanlık ölçek nasıl okunur?

Index 100 üzerinden tek tam sayıdır ve kişisel koleksiyon toplamına bu sayı eklenir. Eksik model bilgisi varsa puan geçicidir. Açık sıralamada ayrıca görünürlük, kanıt ve sahiplik kuralları uygulanır.

Nadirliği ve koleksiyon önemini yayımlanmış ölçütlerle özetler. Fiyat değildir; bir uzmanın incelemesinin yerini tutmaz.

Lisanslı bir fotoğraftır, bir Galerivo üyesinin parçası değildir. Marka ve model yalnız fotoğrafta okunan ya da fotoğraf sayfasında yazan bilgidir; orijinallik belgesi değildir. Marka sahipleriyle bir bağımız yoktur.

Tesbihini tanı

Künyende seçilen malzemenin kültürünü ve işçiliğini keşfet. Bu bilgiler malzeme türünü anlatır; senin parçanın yaşını, ustasını veya gerçek malzemesini doğrulamaz.

Ağaç tesbihler sert ya da güzel kokulu ağaçlardan tornada çekilir. TDV İslâm Ansiklopedisi abanoz, gül ağacı, sandal, öd ağacı, pelesenk, şimşir, ardıç, servi ve tik gibi pek çok türü sayar. Hurma ve zeytin çekirdekleri de kullanılır.

Malzemenin kökeni

Sert ya da güzel kokulu ağaçlar ve bazı bitki çekirdekleri. Kaynaklar bunlardan yapılan tesbihlere haşebî der.

Tanelerden imameye işçilik

Taneler tornada çekilir ve cilayla parlatılır. Ustanın özeni, ağacın damar desenini göstermek ve çatlamayı önlemek üzerinedir (Elaltuntaş 2014).

Neler fotoğraftan anlaşılamaz?

Ağaç türünün belirlenmesi odun anatomisi bilgisi gerektirir; kesin tanı için uzman ya da laboratuvar görüşü alınır. Evde yakma ya da sürtme denemesi önerilmez.

Saklama ve bakım

Çatlamaya dikkat edilmelidir. Güzel kokulu ağaç tesbihler kullanılmadığında madenî bir kapta saklanmalıdır (Elaltuntaş 2014).

Tesbihin parçaları
  • Tane (habbe): Tesbihin ipe dizilen asıl parçaları. Usta 99'luk bir tesbih için 110-120 tane çeker ve en uyumlu olanları seçer; kalanlar 33'lük tesbihe ayrılır.
  • İmame: İpin iki ucunun birleştiği yerdeki uzunca başlık. TDV'ye göre tepelikle birlikte ustanın sanat gücünü gösterdiği en önemli parçadır; ustalar çoğu kez imzalarını imamenin alt kısmına atardı. Kaynaklar imame boyu için üç ile altı tane boyu arasını verir; Osmanlı imameleri daha kısadır.
  • Tepelik (hâtime): İmameden sonra gelen, tanelerin dizildiği ipin düğümünü gizleyen uzunca parça. İpin içinden geçirildiği çivi geri çekilerek ağzı kapatılır.
  • Nişane (durak): 99'luk tesbihte her 33 tanede bir konan, dizinin dışına doğru taşan iki ayırıcı. Halk arasında müezzin de denir; biçimce imameyle uyumlu yapılır.
  • Pul: Daha çok 33'lük tesbihlerde her on bir tane arasına konan küçük ayırıcı. 33'lük tesbihlerin nişanelerine de pul denir.
  • Püskül: Klasik ağaç tesbihlerde imameden sonra gelen, çoğunlukla ipekten örülmüş süs. Püskülün üstüne dizilen ve ip koparsa yedek işi gören tanelere şemse denir.
  • Kamçı: İmamenin ucuna takılan, altın ya da gümüş kılaptanla örülmüş kordon. Tornada ince işçiliğe elvermeyen taş tesbihlerde yaygındır ve küçük mercan parçalarıyla bezenebilir. Üstündeki örme yuvarlak parçaya Türk başı denir.
  • Çivi: Tepeliğin en üst ucuna giren, ipin ucunu tutturan küçük parça. Hem dizmeyi tamamlar hem tepeliğin son biçimini verir.
  • İp (tahril): Tanelerin dizildiği ip. Düğümü tepelik ya da imame içinde gizlenir; iyi ustalar imameye gizli düğüm yuvası açar.
  • Harç: Tanelerin arasına süs olarak fazladan konan parçalar.
Kaynaklarda adı geçen ustalar

Bu adlar kaynaklarda anılan tesbih ustalarıdır; senin parçanla bir bağ kurmaz. Usta ancak damga, imza ya da belgeyle atfedilir.

  • Mevlânakapılı Mahmud Usta (İstanbul, 19. yüzyıl başı (II. Mahmud dönemi)): II. Mahmud'un evine kadar gidip ona kürevî tesbih çektirdiği rivayet edilir.
  • Horoz Sâlih Usta (İstanbul, 19. yüzyıl (rivayete göre II. Mahmud dönemi)): Yıl boyu hazırladığı tesbihleri arefe günü bir torbaya koyup sultana götürdüğü, karşılığında aldığı bir torba altınla yılını geçirdiği anlatılır.
  • Edirnekapılı Galip Usta (İstanbul, 20. yüzyıl): TDV, Cumhuriyet'in ilk yıllarından elektrikli torna dönemine kadarki en tanınmış tesbih ustaları arasında sayar.
  • Horoz Hasan Usta (İstanbul, Cumhuriyet'in ilk yıllarından elektrikli torna dönemine kadar): TDV'nin bu dönemin en tanınmış ustaları arasında andığı isimlerdendir.
  • Tophaneli İsmet (İstanbul, Cumhuriyet'in ilk yıllarından elektrikli torna dönemine kadar): TDV ve Karadaş'ın andığı tanınmış tesbih ustalarındandır.
  • Akgerdan Mehmed Efendi (İstanbul, Cumhuriyet'in ilk yıllarından elektrikli torna dönemine kadar): TDV, Karadaş ve Elaltuntaş'ın andığı ustalardandır.
  • Kehribarcı Muhiddin (İstanbul, Cumhuriyet'in ilk yıllarından elektrikli torna dönemine kadar): Lakabı, ustaların işledikleri malzemeye göre anılması geleneğini yansıtır.
  • Fildişici Burhan (İstanbul, 19. yüzyıl - 20. yüzyıl): Karadaş'ın bu dönemde yetişen ustalar arasında andığı, malzemesiyle anılan ustalardandır.
  • Bedii Gorbon (Türkiye, 20. yüzyıl): Profesör; Karadaş ve Elaltuntaş tesbih ustaları arasında anar. 1980'de Türk Tesbihçilik Sanatı başlıklı bir makale yayımladı.
  • Bünyamin Korucu (Erzurum, 20. yüzyıl sonu - 21. yüzyıl): Tesbihçiliği kendi kendine öğrendi. 1983'te İstanbul'da Kapalıçarşı esnafı için sipariş tesbih yaptı, 1986'da Erzurum'daki Rüstem Paşa Çarşısı'nda (Taşhan) dükkân açtı. Oltu taşı tesbihlerin imamelerine işleme yapmasıyla anılır.
  • Niyazi Sayın (İstanbul, 20. yüzyıl - 21. yüzyıl): Neyzen; kaynaklarda aynı zamanda tesbih ustası olarak da anılır.
Koleksiyonuna bakarken

Tanelerin biçim uyumuna, delik ağızlarına, imame ve püskülün bütünlüğüne bak. Aşınma, çatlak ve sonradan değişen parçaları kendi notlarına ekleyebilirsin. Bunlar tek başına yaş veya usta kanıtı değildir.

Araştırmanın kaynakları

Künye

Malzeme
AğaçFotoğraf sayfasından
İşçilik
El işiFotoğraf sayfasından

Fotoğraf: Yusuf Miah · Pexels

Hikâyesi

Ağaç tesbihin en bilinen hikâyesi Sultanahmet Camii'nin açılışıyla ilgilidir. Rivayete göre 1617'de I. Ahmed, caminin kaç kişi aldığını öğrenmek için ilk cuma namazına gelenlerin hepsine girişte ve çıkışta birer öd ağacı tesbih dağıttırdı; iki seferde de seksen altışar bin tesbih verildiği anlatılır. TDV, bu anlatının o dönemde çok sayıda tesbih ustası bulunduğunu gösterdiğini yazar. Musahipzâde Celâl de eski İstanbul tesbihçilerinin pelesenk, gül, öd ve sandal ağaçlarından ve Hindistan'ın nadide ağaçlarından tesbih yaptığını anlatır. Ağaç tesbihte ustanın dikkati hem damar desenini göstermeye hem de çatlamayı önlemeye yöneliktir.

Kaynaklar: islamansiklopedisi.org.tr · dergipark.org.tr · en.wikipedia.org

Bu metin genel bir hikâyedir (marka, model ailesi ya da malzeme); fotoğraftaki parçanın özelliklerini anlatmaz.